Hastane Yöneticisi


Doç. Dr. Mustafa YILMAZ


Yöneticinin Mesajı

HASTANEMİZDE VENÖZ PORT UYGULAMASI YAPILMAKTADIR.



Venöz Port nedir?

 Venöz port-kateter sistemi, büyük toplar damarlar içerisine yerleştirilen plastik boru şeklinde bir düzenek ve cilt altına yerleştirilen rezervuardan oluşan tıbbi bir cihazdır. Port katater yerleştirilmesi işlemi bilimsel ve etik olarak bütün dünyada da kabul edilmiş bir uygulamadır. İşlem sağ veya sol boyundan ve sağ veya sol köprücük kemiğinizin altından anestezi ile yapılır. Bunun sebebi buradaki  damarların el yada kol içindeki damardan daha büyük ve kalbe yakın olmalıdır. 

Venöz Port kateterleri ne amaçla uygulanır?

Özellikle kanser hastalarında kullanılan bazı ilaçların kol damarlarından verilmesi ile damar duvarlarında  geri dönüşümü olmayan hasarlar oluşmaktadır. Kemoterapi alan hastaların kol damarlarında incelme oluşması ve bir süre sonra ilaç verilecek damar bulunamaması bu sebepledir. Venöz port kullanımı ile hastaların kol, ayak gibi damarlardan ilaç alması engellenmekte ve bu hasar önlenebilmektedir. Ana toplardamarlar içerisine yerleştirilen bu cihaz sayesinde hastalar kollarına herhangi  bir iğne batırılmadan , kullanılacak ilaçları direkt olarak ana damarları içerisine alırlar. Böylece kemoterapi ilaçları ince kol damarları ile temas etmeden direkt olarak ana damarlara ulaşır.

Ayrıca bu uygulama ile kan alınmakta zorlanılan damarları ince ve zor bulunan hastalarda, kolaylıkla can acıtmadan kan alınabilmesine olanak vermektedir.

Venöz portlar ile sadece kemoterapi ilacı değil, damar içi uygulanacak her türlü ilaç verilebilir. Uzun süre damar içi ilaç alacak hastalar venöz portlar sayesinde güvenli ve daha az can acıtan bir uygulamaya sahip olurlar. 

Venöz Port uygulamasının avantajları nelerdir?

Venöz port kateter sistemleri tamamen kapalı sistemlerdir. Hem damar içerisinde kalan kısmı hem de metal rezervuar bölümü cilt altında kalmaktadır.  Böylece  enfeksiyon ihtimali en aza indirilmektedir. Özellikle kemoterapi alan kanser hastalarında bu durum çok büyük önem taşımaktadır.

İnce damarların ilaçlara bağlı hasar görmesi engellendiği gibi hastaların daha konforlu ve güvenli olarak tedavi almalarını sağlanabilmektedir.

Venöz Port nasıl uygulanır?

Venöz portlar sıklıkla sağ ya da sol göğüs ön duvarına yerleştirilirler. Bu yerleştirme işlemi sıklıkla skopi cihazı denen bir cihaz eşliğinde anjiografi veya girişimsel radyoloji odalarında yapılmaktadır. Venöz port kateter sistemleri iki kısımdan oluşur.  İlaç uygulaması yapılan bozuk para büyüklüğünde rezervuar kısmı sağ ya da sol göğüs ön duvarına lokal anestezi ile küçük bir kesik açılarak yerleştirilir. İkinci kısım olan plastik tüp kısmı ise boyundaki ana toplar damar içerisine yerleştirilir. Daha sonra rezervuar ve plastik tüp kısmı birleştirilerek cilde açılan kesi dikiş ile kapatılır. Böylelikle cihaza ait hiçbir kısım cilt dışında kalmaz, enfeksiyon ihtimali en aza indirilmiş olur.

Port kateter sistemi lokal anestezi ile küçük bir operasyonla yerleştirilir. Steril şartlar sağlanarak yerleştirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca sistemin iyi çalışması için hastanın boyuna ve kilosuna uygun ölçülerde cihaz kullanımı gerekir. 

İşlem öncesi ve sonrası neler yapılmalıdır?

İşlem öncesi hastada açlık durumu sağlanmalıdır. Ayrıca hastanın işlem günü veya yakın zamanda yapılmış kan tahlilleri ile venöz port kateteri yerleştirme işlemine uygun olup olmadığı araştırılır.

İşlem sonrası hastanın venöz port yerleştirilen bölgeye bir süre bakım uygulaması gerekmektedir. İşlemden birkaç gün sonrasına kadar dikişli bölgeye su değmemesi, işlem sonrasında önleyici antibiyotik kullanımı , uygun bir zaman sonra dikişlerin alınması önem arz etmektedir. Venöz port kateter takılması sonrasında kısa aralıklar ile operasyon alanının hekim tarafından kontrol edilmesi olası enfeksiyon gelişiminin önlenmesi açısından fayda sağlayabilir.  

Venöz port kateter sisteminin kullanımında , özellikle portu kullanacak sağlık personelinin bu konuda deneyimli olması gerekmektedir. Her venöz port kullanımı sonrası port rezervuarının serum solüsyonu ile yıkanması rezervuar pıhtılaşmasını ve tıkanıklığı önceleyecektir.

Hangi durumlarda port takılamaz? 

Beyaz küre yüksekliği, ateşi varlığı durumunda hastalara port veya tunelli diyaliz kateteri takılamaz . Geçici kateter takılır. Ayrıca kanamaya meyili bulunan hastalarda da port takılması önerilmez( Trombositopeni, INR yüksekliği)

Kaşettik hastada port uygun değildir. Kullanımda ağrı, cilt erozyonları sık olur. Bu hastalara higman kateteri takılması önerlir.

İşleme Ait Komplikasyonlar ve Alınacak Önlemler ;

Damarların Bulunamaması: Böyle bir durumda başka bir damar bölgesi denenecektir.

Pnömotoraks ( Akciğere girilmesi): İşlem yapılırken çok derin nefes alınmayacak ve ani hareket edilmemesi gerekmektedir. Ancak yine bu problem geliştiyse genel cerrahi veya göğüs cerrahisi tarafından akciğerdeki havayı çıkarmak amacı ile göğüs kafesinize bir alet yerleştirilecek ve yaklaşık 1 hafta takip edileceksiniz. Havanın tamamen çıktığı kesinleştikten sonra bu alet göğüs kafesinizden çıkartılacaktır.

Hava Embolisi: Çok nadir görülen fakat oldukça tehlikeli, ölüme sebep olabilen bir durumdur. Kataterin yerleştirilmesi sırasında veya sonrasında gelişebilir. Tedavisi için yoğun bakımda takip ve tedavi yapmak gerekir.  

Lokal veya Sistemik Enfeksiyon: Kataterin girişim yerinden kaynaklanan enfeksiyon tüm vücuda yayılabilir. İşlemin steril şartlar altında yapılması ile bu problem önlenebilir. Ancak tüm takipler yeterli olsa bile kişiden kişiye göre değişen reaksiyon neticesinde enfeksiyon gelişebilir.

Katater Yerinde Ağrı: Geçici bir durumdur. Doktorunuzdan talep edeceğiniz ağrı kesiciler ile ağrı rahatlıkla kontrol altına alınabilir. 

Sinir Hasarı: Geçici olarak o bölgeden geçen sinirlerin hasarlanmasına bağlı olarak, uygulama yerinin bölgense göre göz kapağında düşme, ses kısıklığı, el yada kollarda uyuşma karıncalanma olabilir.

Ritim Bozuklukları: Kataterin ucunun kalbe girmesi sonucu gelişir ya da daha sonra tedavi sırasında pozisyon değişikliğine bağlı olarak gelişebilir. Tedavisi o an yapılabildiği gibi kalp yırtılmasına neden olarak açık kalp cerrahisi de gerekebilir.

Katater Embolisi: Kataterimizin kopması sonucu gelişebilir. Açık kalp cerrahisi gereklidir 

Tromboflebit – Tromboz: Uygulama yapılan damarların tıkanması veya dolaşımının bozulması demektir. Kalp damar cerrahisi ile birlikte tedavisi yapılacaktır.

Uzm.Dr.Hatice Ayça ATA KORKMAZ

Radyoloji Uzmanı








Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Kaşüstü Mahallesi Topal Osman Sokak No:7 Yomra / TRABZON
Tel : ( 0462 ) 341 56 56, ( 0462 ) 341 56 30 - 38, ( 0462 ) 341 56 58 - 63

Akgün Yazılım © 2015 Tüm Hakları Saklıdır